Blog

Reiki Kristal

Reikinin ve kristallerin çakralarla şifası

Reiki şifa tekniğinde temel prensip olarak çakralara odaklanılır, çakralar üzerinde çalışır. Çakralar, süptil bedenimizde yani enerji bedenimizde olduğu kabul edilen enerji kavşaklarıdır, enerji merkezleridir. Eski Hindistan’da doğan Tantrik ve Yogik öğretilerden çıkışlı olan çakra kavramının kelime anlamı “tekerlek/çark”tır. 

 

Bu öğretilerde, insan bedeninde gözle görülmeyen bir yaşam enerjisinden söz edilir. Yoga felsefesinde buna Prana adı verilir. Aynı şekilde Çin tıbbında da bir enerji bedeni olduğu kabul edilir ve buna da “Çi / Qi” denir. Temel anlayış aynıdır: Bedenimizde taşıdığımız canımızın bir enerji karşılığı vardır. Bu enerji, Hint öğretisinde Nadi adı verilen, Çin öğretisinde ise Meridyen adı verilen enerji kanallarında akış halindedir ve bu akış, genel olarak yedi adet olduğu kabul edilen belli enerji kavşaklarında yani çakralarda yoğunlaşır. Bunları Batı tıbbındaki görüntüleme teknikleriyle görmemiz mümkün değildir ama yoğun olarak hissetmemiz mümkündür. Prana ya da “Çi” yani yaşam enerjisi sadece insanda değil, ağaçta toprakta, hayvanda, meyvede, bitkide, havada, suda, her şeyde vardır. 

 

Reiki’deki “Rei” de her yerde olan anlamına gelen ruhsal enerji, “Ki” ise fiziksel yaşam enerjisidir. Bir şifa tekniği olan Reiki’deki “Ki” ile Çin’deki “Qi” aynı şeydir. Enerjinin ayrıca iç organlarımıza, dolaşım, sindirim, boşaltım, sinir sistemimize de etki ettiğine inanılır ve çakraların bulunduğu alanlardaki organlarımızın da bu sistemden etkilendiği belirtilir. İnsanı nefesinden, iç organlarından, sistemlerinden, zihninden, duygu ve düşünüşünden ayrı ayrı değerlendirmek mümkün değil elbette. Bu nedenle rahatlıkla söyleyebiliriz ki çakra sistemi, bedenimizi, enerjimizi, duygu dünyamızı, hayat kalitemizi ve dolayısıyla hem kendimize hem de çevremize tutumlarımızı, tavrımızı etkiler. 

 

En yaygın olan çakra sistemi yedi ana çakradan söz eden Kundalini çakra sistemidir. Kundalini, pelvik tabandan başın tepesine omurga hattı boyunca uzanır. Yoga felsefesinde bu, ana enerji kanalıdır ve adı Sushumna’dır. 

 

Çakraların Genel Özellikleri

Çıplak gözle görülmez ama fiziksel bedene etki ettiğine inanılır. Her bir çakranın rengi vardır:

Kuyruk sokumu alanındaki Kök Çakra kırmızı.

  Cinsel organ alanındaki Sakral Çakra turuncu.

  Karın bölgesindeki Solar Pleksus çakra sarı.

  Kalp Çakrası yeşil.

  Boğaz Çakrası mavi.

Üçüncü Göz Çakrası indigo.

  Tepe Çakra mor/beyaz.

 

 

Her bir çakranın taşı ya da kristali vardır:

Kök Çakra: Siyah Obsidiyen, yakut, kırmızı mercan.

Sakral Çakra: akik

Karın Çakrası: Kaplan gözü, amber. 

Kalp Çakrası: Yeşil Aventurin, Rose Kuvars, zümrüt. 

Boğaz Çakrası: Lapis Lazuli, mavi kuvars.

Üçüncü Göz: Ametist 

Tepe Çakra: Kuvars kristal, elmas.

 

Bir şifa tekniği olan ve alternatif tıp türlerinden biri olarak kabul edilen Reiki uygulamalarında iç organlarımıza, nefesimize, bedensel sistemimize, duygusal ve zihinsel durumumuza etki eden çakralar üzerinde çalışılırken çakra kristallerinden, nefes tekniklerinden, ellerle dokunma tekniklerinden ve çeşitli ezoterik sembollerden yararlanılır. 

 

Çağın şifa tekniği gibi algılansa da Reiki, 2.500 yıl öncesine tarihlenen Tibet’teki yazılı kaynaklarda da karşımıza çıkıyor. Bu kadim şifa tekniğinde kullanılan “kristal yatak terapisi” yeni bir uygulama ama temel olarak kristallerin süptil ve fiziksel bedendeki etkisinden yararlanmayı amaçlıyor. Bu uygulamada, bir yatağa uzanılıyor ve bedenden 30 cm kadar yukarıda tutulan, çakraların renklerinde, arındırılmış kristaller kullanılıyor.  

 

Kristallerin Şifası

Reiki’nin yanı sıra kristal ile şifalandırma; Ayurvedik Hint geleneğinde ve geleneksel Çin tıbbında da vardır. Kaya kristalleri, taşıdıkları yüklü enerji, mineraller ve milyon yıllık geçmişleriyle çok etkili birer doğal şifa kaynağı olarak kabul edilirler. Yerküremizi meydana getiren elementler (toprak, hava, ateş, su) bizim doğamızda da vardır… “Dünyanın kalbi” diyebileceğimiz magmadaki ısının getirdiği hareketlilik, suyu, havayı, toprağı da bünyesine katarak minerallerin bir araya gelmesini sağlar ve bu da çeşitli doğal taşları oluşturur. Bu nedenle de her doğal taşın mucizevi birer hikayesi ve etkisi bulunuyor çünkü insan bedeninin dokularında da yer alan bazı doğal maddeler, bu taşları bize dair hale getiriyor. 

Doğal taşların şifasını hayatımıza pek çok şekilde dahil edebiliriz. Reiki’ye uyumlandıktan sonra kristalleri şifalanmak için, çakralarınızı ve enerjinizi dengelemek için kullanabilirsiniz. 

Duygu durumumuz, günlük hayatımız, geçmişimiz gibi etkenler “yaşam enerjimizi” ve buna bağlı olarak çakralarımızı etkiler. Çakraların açılmasından ya da kapanmasından ziyade dengelenmesi söz konusudur. Bunun için de bireysel çalışmalar önerilir. Çakralara odaklandığımız meditasyon uygulamalarıyla Reiki’nin şifasını ve kristalleri bir arada kullanabiliriz. Ayrıca günlük hayatınızda hangi çakranızın ya da çakralarınızın az ya da çok çalıştığını hissediyorsanız o çakranın dengesini koruyan besinleri özenle tüketebilir, çakralara özel taşları yakınınızda bulundurabilirsiniz. 

 

Reiki, Kristallerden Nasıl Yararlanıyor?

Reiki’ye uyumlanmak; bedenin enerji noktalarını, enerji kanallarını, evrensel yaşam enerjisine açmak, evrenin enerjisini hem kendi bedenimize ve ruhumuza dahil etmek, hem de başkalarına aktarmak anlamına geliyor. Reiki’ye uyumlanmış biri, dengeli enerji akışı için düzenli olarak kristallerin desteğini alarak çakra dengeleme çalışmaları yapabilir. Reiki çalışmalarında genellikle kuvars kullanılır ama çakralara özel yukarıda saydığımız taşların tek tek şifasını da elbette almak mümkündür. Son derece güçlü elektromanyetik enerji üreticisi olarak kabul edilen kuvars kristalleri, eterik alanımızı güçlendirmeyi destekler. Örneğin ameliyat olmuş birinin enerjisi oldukça düşüktür ve bu kişi için uygulanan bir Reiki seansında ayak tabanlarına yakın tutulan kuvars taşı oldukça güçlendirici ve canlandırıcı bir etki yaratır.  Kuvars kristallerinin, kendilerine yüklenen duyguyu büyütmek gibi bir özellikleri vardır. Evrensel yaşam enerjisi Reiki’nin esasında saf ve koşulsuz sevgi olduğu için Reiki şifası ile bu kristalin gücü daha da artar ve etkili hale gelir. 

 

Ametist taşı da etkili bir şifa kaynağıdır ve arındırıcı etkisiyle Reiki seanslarında kullanılır. Bu doğal taşın gücünden cilt hastalıklarında yararlanılmaktadır. 

 

Reiki seanslarında kullanılan kristallerin düzenli olarak arındırılması da önemlidir. Bunun için deniz tuzundan ya da topraktan yararlanabilirsiniz. Kristallerinizi toprağa gömüp ya da suyla karıştırılmış deniz tuzuna daldırıp bir gece boyunca beklettikten sonra duru su ile yıkayıp tekrar kullanabilirsiniz. Ancak kullanıma başlamadan önce kristalinizi sol avcunuza alın, kalbinize yakın bir şekilde tutun ve sevgi hissine odaklanın. Bu meditatif çalışmayı 5 dakika kadar yapabilirsiniz. 

 

 

Reiki ve Kristallerle Çakra Dengeleme Çalışması

 

Kristalinizi sağ elinize alın, başınızın 10 cm kadar yukarısında tutun ve yavaş yavaş saat yönünde döndürün, bu sırada taç çakranın rengi olan mor ışık hayal edin. Taç çakra iç salgı bezlerini yöneten epifiz bezine bağlıdır. Bu nedenle etkiyi tüm bedeninizde hızla hissetmeye başlarsınız. Birkaç dakikalık uygulamadan sonra kristalinizi ikinci alana yani hipofiz bezine bağlı olan üçüncü göz çakrasına getirin ve indigo renginde ışık hayal edin. Yine burada birkaç dakika odaklanın. Bu şekilde kristalinizi kullanarak, tek tek çakralarınıza renkleriyle birlikte odaklanın. 

 

Bu çalışmanın, her birinin ayrı duygusal ve fiziksel karşılıkları olan çakralarınızı dengelediğini hissedeceksiniz. Çakra sisteminin dengeli olması demek, temel ihtiyaçlarımızı karşılarken zorlanmamak, kendimizi güvende hissetmek; zevk aldığımız şeylere dair suçluluk duymamak; yaratıcı potansiyelimizi kullanıp çalışmayı bir külfet olarak görmemek; koşulsuz sevgi alıp verebilmek; kendimizi yeterli ve sağlıklı ifade edip karşımızdakini de dinlemek/anlamak; keskin dikkat ile odaklanabilmek; sağduyulu olmak, kendini bilmek demektir. Bu saydığımız zihinsel ve duygusal özelliklerin hepsinin ve bunların gölgeli hallerinin her bir çakramızda karşılığı vardır. Bu haller, bir bütün olan bedenimizi fiziksel olarak da etkiler. Bütüncül bir şifalanma için Reiki’nin gücünü kristaller ile destekleyebiliriz.